blank

Hemodiyaliz Hastaları Kuvvetli Bir Bağışıklık Sistemine Sahip Olmak İçin Beslenmelerinde Nelere Dikkat Etmelidir?

Covid-19 pandemisini yaşadığımız şu günlerde insanların aklına en sık gelen konuların başında bağışıklık sistemi gelmekte. Biz diyetisyenlere de bu konuda sıklıkla sorular geliyor. Bağışıklığımı kuvvetlendirmek için ne yapmalıyım, ne yersem bağışıklık sistemimi kuvvetlendirebilirim? Hiçbir konuda olmadığı gibi bağışıklık sistemimiz için de mucize bir besin tabii ki yok. En kuvvetli bağışıklık dengeli ve yeterli beslenmeyle oluşur. Bu konudan yazının devamında tüm ayrıntıları ile bahsedeceğim ama gelin önce bağışıklık sistemi nedir, oradan başlayalım.

     Bağışıklık sistemi (immün sistem); vücudun herhangi bir hastalığa karşı kendisini savunma, hastalığı yenme gücüdür. Bunu yaparken bağışıklık sistemi, vücuda giren yabancı molekülleri tanır ve kendisine ait olan dokulardan ayırır. Yabancı olan yapılarla savaşır ve onları yok eder. Bu şekilde kusursuz çalışan bağışıklık sistemimiz bazı durumlarda bizim desteğimize ihtiyaç duyabilir. Bağışıklık sistemimizi güçlendirerek vücut direncimizi artırmak bizim hastalıklara yakalanma riskimizi düşürür. Peki bağışıklık sistemimizin doğru çalışabilmesi için neler önemlidir, hangi besin ögelerinin rolü büyüktür bunlardan bahsedelim.

Güçlü bir bağışıklık sisteminin temeli yeterli ve dengeli beslenmedir. Vitamin satış piyasası sebebiyle bağışıklık denildiğinde akla ilk olarak vitaminler gelse de sadece vitamin ve mineral takviyeleri ile güçlü bir bağışıklığa sahip olmak mümkün değildir. Diyetisyenlerin her zaman söylediği, Türkiye Klinik Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneğinin de onayladığı gibi vitamin ve mineralleri doğrudan yiyeceklerle almak vücut için en iyi yoldur. Vitamin ve mineral takviyelerini hap olarak alanlarda etkinin çok az olduğu belirlenmiştir. Sadece mecburiyet durumlarında takviye olarak kullanılmalıdır. Hiçbir vitamin ve mineral takviyesi güçlü bir bağışıklık açısından yeterli ve dengeli beslenmenin yerini tutamaz.

Tekrar söylemek gerekirse sağlıklı ve dengeli beslenme ile bağışıklık sistemini kuvvetlendirebiliriz. Örneğin kişinin vitamin düzeyleri ne kadar iyi olursa olsun protein tüketimi yeterli düzeyde değilse kuvvetli bir bağışıklık sisteminden söz etmek mümkün değildir. Dengeli ve yeterli beslenme hemodiyaliz hastaları için çok daha önemlidir.

Makrobesin öğelerinin bağışıklık sistemi üzerine etkileri:

1- Protein:

     Protein bütün yaşamsal fonksiyonlarımız için elzem olan besin ögesidir. Hemodiyaliz hastaları için protein tüketim miktarı, PEM(protein-enerji malnütrisyonu) riskini ortadan kaldıracak miktarda ve nitrojen dengesini sağlayacak ölçüde olmalıdır. Hesaplamalarımızı ona göre yapmaktayız. Hastalarımızın beslenmesinde proteinin yeri çok önemlidir. Ayrıca diyalizat ile aminoasit kayıpları, artmış protein katabolizması, metabolik ve hormonal değişiklikler artmış protein gereksinimleri için nedenlerdir.

Hemodiyaliz hastalarının alacağı proteinin en az %50’si yüksek biyolojik değerlikli olan hayvansal kaynaklı proteinlerden karşılanmalıdır. Hayvansal kaynaklı proteinlerin başlıcaları; tavuk, balık, kırmızı et, yumurta, peynir, süt ürünleri, vb. gıdalardır.

2- Karbonhidratlar:

     Karbonhidratların vücudun temel enerji kaynağı olmalarının yanı sıra bağışıklık sisteminin işleyişinde önemli bir role sahiptir. Karbonhidratlar bağışıklık sisteminin en önemli elemanlarından olan T hücrelerinin çalışmasında rol sahibidir. Karbonhidratların kan glikozu (şeker) üzerine etkisinin değerlendirilmesinde glisemik indeks (Gİ) kavramı kullanılmıştır. Gİ’ i yüksek yani kan glikozunu hızlı yükselten basit şekerli gıdaların aşırı tüketiminin düzensiz bağışıklık yanıtına yol açabileceği bilinmektedir. Basit şekerli gıdalara örnek olarak pirinç, patates, mısır, kavun, karpuz, her türlü işlenmiş paketli gıda, şekerli tüm gıdalar, atıştırmalıklar verilebilir.

3- Yağlar:

Güncel veriler diyetle alınan yağın miktarının ve türünün bağışıklık sistemi hücrelerinde birçok önemli göreve sahip olduğunu düşündürmektedir. Yağ tüketiminden tamamen kaçınmak da hatadır, aşırı miktarda yağ tüketmek de hatadır. Faydalı Omega 3 yağ asitlerinin immün sistem cevapları için çok önemli olduğu bilinmektedir. Omega 3 yağ asitlerini balık ve balık yağından almaktayız. Diğer bir yandan aşırı yağlı beslenen bireylerin günlük yağ alımı %36’ dan %25’ e düşürüldüğünde lenfosit yanıtı ve doğal öldürücü hücrelerin aktivite kapasitesi artmaktadır. Yağ alım miktarındaki azalmanın bağışıklık yanıtı göstergelerini güçlendirdiği yapılan çalışmalarda gösterilmiştir.

Özellikle trans yağ adı verilen yağlardan uzak durmak bağışıklık sistemimiz dahil tüm vücut sağlığımız için dikkat etmemiz gereken bir noktadır. Bu yağ grubunun ilk temsilcisi margarindir. Hazır gıda endüstrisindeki bütün kızartılmış gıdalar (aynı yağ defalarca kullanılıyor, kanserojen etki çok yüksek!), paketli hazır gıdalar, atıştırmalıklar da bu grup yağ sebebiyle uzak durmamız gereken besinlerdir.

Mikrobesin ögelerinin bağışıklık sistemi üzerine etkileri:

1- A vitamini:

A vitamini vücutta hücresel bağışıklık, büyüme, üreme, kemik metabolizması ve görmede önemli fonksiyonları olan mikrobesin ögelerinden biridir. A vitamini yetersizliğine bağlı olarak T hücre büyümesi desteklenememektedir. Bazı hemodiyaliz hastalarında A vitamini düzeylerinde artış görülebilmektedir. Bu sebeple satın alınan kompleks vitaminlerin içerisinde A vitamini bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise, uzun süreli ve yüksek oranda A vitamini takviyesi kullanmak vücutta toksik etki oluşturacağından doktorunuza danışmadan kesinlikle A vitamini içeren bir vitamin takviyesi kullanmayınız. A vitamini içeren gıdalara örnek olarak havuç, kırmızıbiber, bal kabağı, kayısı, karalahana verilebilir.

2- B vitaminleri:

B vitaminlerinin sağlıklı bir bağışıklık sisteminin oluşturulmasında ve sürdürülmesinde etkili olmasının yanı sıra Covid-19 enfeksiyonu semptomlarının (belirtilerinin) önlenmesi veya azaltılması potansiyeline sahip olabileceği, tedavi edebileceği belirtilmiştir. B vitaminlerinin yetersizliklerinde; antikor yanıtlarında anormallikler, hastalık semptomlarında artış, yara iyileşmelerinde azalma, T hücre fonksiyonlarında bozulma görülmektedir. Yapılan bir çalışmada böbrek yetmezliği olan hastalarda immün yanıtın B6(piridoksin) vitamini desteği ile iyileştiği gözlenmiştir.

3- C vitamini:

Antioksidan özelliği bulunan C vitamini; metabolizma, demir emilimi, immün hücrelerinin fonksiyonlarını destekleme, beyaz kan hücrelerinin enfeksiyon olan bölgeye taşınması gibi bağışıklık üzerinde direkt ve dolaylı yoldan çeşitli etkileri bulunmaktadır. C vitamini yetersizliği bulunan kişiler, pnömoni gibi ciddi solunum hastalıklarına daha duyarlıdırlar. Bu konuda yapılan bir meta-analiz çalışmasında, özellikle diyetle alımı düşük olan bireylerde C vitamini desteğiyle pnömoni riskinde önemli bir azalma gözlendiği belirtilmiştir.

2020 yılı Ocak ve Nisan ayları arasında Shanghai Halk Sağlığı Klinik Merkezinde yapılan bir çalışmada; Covid-19 enfeksiyonu geçiren, ağır pnömoni tablosuyla tedavi edilen 12 hastaya, 24 saat içinde hastanın ağırlığına göre (71-351 mg/kg) ve intravenöz(damar yolu ile) C vitamini uygulanmış, hastaların CRP seviyeleri 0. güne kıyasla 3. ve 7. gün anlamlı bir şekilde azalmış, T hücreleri ise 3. günde normal seviyeye ulaşmıştır. Bu çalışmanın sonucundan da anlıyoruz ki C vitamini tedavisi inflamatuar (iltihabi) yanıtı, immün fonksiyonu iyileştirmektedir. C vitamini bilindiği üzere taze sebze ve meyvelerde bulunmaktadır.

4- D vitamini:

     Vücudumuzda bulunan D vitamininin %90-95’ i güneş ışınlarının deriye yansıması ile sentezlenmektedir. Doğal besinlerde çok az bulunur. Balık, balık yağı, karaciğer ve yumurta sarısı dışındaki besinlerde D vitamini bulunmaz. Eksikliğinde osteoporoz(kemik erimesi) ve kas zayıflığı meydana gelir. D vitamini eksikliği küresel bir sorundur. Güneşin en bol olduğu Suudi Arabistan, Katar gibi ülkelerde bile D vitamini eksikliği çok yaygındır.

     D vitamininin immün fonksiyonlara da katkı sağladığı bilinmektedir ve Covid-19 enfeksiyonu geçiren hastaların tedavisinde, takibinde sıklıkla faydalanılmıştır ve faydalanılmaktadır. Filipinler’de Covid-19 ile enfekte olmuş 212 hastanın, serum vitamin D düzeyleri ile klinik seyirleri arasındaki ilişkinin incelendiği çalışmada; D vitamini düzeyinin kritik vakalarda en düşük, hafif vakalarda en yüksek olduğu, D vitamini durumunun hastalığın klinik seyri ile önemli derecede ilişkili olduğu gösterilmiştir. D vitamini düzeyindeki artışın klinik sonuçları iyileştirebileceği, en kötü sonuçları hafifletebileceği, azalmanın ise klinik sonuçları kötüleştireceği belirtilmiştir.

5- E vitamini:

Yapılan çalışmalar E vitaminin; antioksidan, anti inflamatuar özellikte olduğunu göstermektedir. Bağışıklık hücrelerinin normal fonksiyonlarında çalışabilmesinde önemli rol oynar. E vitamini eksikliği yeterli ve dengeli beslenen insanlarda nadiren görülür. E vitamini içeren gıdalar ceviz, fındık, badem, ıspanak, marul, maydanoz, zeytinyağı, vb. gıdalardır.

Minerallerin bağışıklık sistemi üzerine etkileri:

Mineraller içinden kalsiyum, demir, potasyum, selenyum ve çinkonun bağışıklık sistemimiz için önemi büyüktür. Bu mineraller immün hücrelerin doğru çalışmasında, immün yanıtın oluşturulmasında etkilidirler. Bu minerallerin eksiklikleri hastada immüniteyi zayıflatır, tekrarlayan akut solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olabilir.

     Çinko eksikliği bağışıklık sistemimizin işleyişinde bozukluğa yol açarak bulaşıcı hastalıklara duyarlılığı artırır. Hücre içi çinko konsantrasyonunun artırılmasının Covid-19 enfeksiyonu gibi çeşitli RNA virüslerinin çoğalmasını etkili bir şekilde bozabileceği ifade edilmektedir. Uzun yıllardır bağışıklık sisteminin çinko tarafından düzenlendiği bilinmektedir. Yetersiz çinko ile beslenen bireylerde immün eksikliği görülmektedir. Çinko ve demir eksikliği olan bireylerde çok ciddi immün fonksiyon bozukluğu görüldüğü ve bu bireylerin çinko ile tedavi edilmelerinin pozitif sonuçlar verdiği gösterilmiştir. Yapılan birçok çalışmada da çinkonun Covid-19 enfeksiyonu tedavisinin başarısında önemli katkısı olduğu görüşü ileri çıkmaktadır. Çinko içeren besinler kırmızı et, peynir, süt, vb. gıdalardır.

Probiyotiklerin bağışıklık sistemi üzerine etkileri:

Probiyotikler Dünya Sağlık Örgütü tarafından “Yeterli oranda tüketimi sonucunda sağlığa olumlu katkıda bulunan yaşayan organizmalar” tanımıyla kabul görmüştür. Şu an ise en basit ifadeyle yoğurt, peynir ya da hamur mayalarken kullandığımız mikro canlılar gruplarından olan ve çoğunluğu bakterilerden oluşan canlı mikroorganizmalar olarak tanımlayabiliriz. Vücudumuzu zararlı bakterilere karşı koruyan, enfeksiyonların önlenmesine yardımcı olan bu faydalı bakteriler bağışıklığımızı güçlendirir. Doğal olarak fermente edilmiş yoğurt ve kefir doğal probiyotiklerdir.

Alkol ve tütünün bağışıklık sistemi üzerine etkileri:

Az miktarda alkol tüketimi bile bağışıklık sistemini etkileyerek birçok organ hastalığına neden olabilmekte, bağışıklığı oluşturan hücreleri sayıca azaltarak ve fonksiyonlarını bozarak hastalıklara zemin hazırlayabilmekte iken kronik alkol tüketimi lenfosit sayısını çok hızlı düşürmekte, T hücre sayısını ciddi oranda azaltmaktadır. Yapılan bir çalışmada 6 ay süreyle alkolü bırakmanın lenfositleri düzelttiği saptanmıştır.

Sigara immünolojik homeostazı bozar. Bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı olan normal yanıtını baskılar. Covid-19 salgınında da sigaranın hem bulaşmayı kolaylaştırdığı hem de hastalığı ağırlaştırdığı tespit edilmiştir. Bu olumsuz etkiler değişik boyutlarda pasif içicilerde ve elektronik sigara kullanan kişilerde de görülmektedir.   

Sonuç olarak, bağışıklık sistemimizin kuvvetli olması için hiçbir besin ögesi tek başına yeterli değildir. Tüm besin ögeleri, tüm gıda grupları bir denge içerisinde tüketilmelidir ki vücut her anlamda sağlıklı ve güçlü olabilsin. Yukarıda tek tek besin ögelerini anlatırken gıdalardan örnekler verdim fakat dikkat ettiyseniz hiçbiri için miktar bilgisi paylaşmadım. Siz hemodiyaliz hastaları olarak beslenmesine çok dikkat etmesi gereken önemli bir grupsunuz bunu unutmayın. Sizlerin diyetleri; sadece yaş-boy-kilo takibi ile değil, her birinizin ayrı ayrı kan tahlili sonuçları incelenerek hazırlanmaktadır. Lütfen diyetisyeninizin yazdığı size özel olan diyetinize uyunuz.

     Yazımı hemodiyaliz hastalarının beslenmesinde en önemli gıda olarak gördüğüm yumurta ile bitirmek isterim. Yumurta; yukarıda bahsettiğimiz, sizlerin bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek besin ögelerinin, C vitamini dışında, hepsini içermektedir. Bu kadar kıymetli, besleyiciliği yüksek olan bir gıdayı lütfen beslenmenizden eksik etmeyin.

Uzman Diyetisyen Ece ERGUN

Yazının tüm hakkı saklıdır. | 26.05.2021

Kaynakça

  • Altıparmak M.R., `Hemodiyaliz hastalarında beslenme`, Türkiye Klinikleri J Nephrol-Special Topics, 8(2):53-60, 2015.
  • `Bağışıklık, Beslenme ve Yaşam Tarzı Raporu Kasım 2020`, `Turkish Academy of Sciences`, www.tuba.gov.tr/files/images/2020/bagisiklik/TÜBA%20-%20Bağışıklık,%20Beslenme%20ve%20Yaşam%20Tarzı%20Raporu.pdf
  • Carr A.C., Maggini S., `Vitamin C and immune function`, Nutrients, 9(11), 2017.
  • Casciato D.A. et al, `Immunologic abnormalities in hemodialysis patients: improvement after pyridoxine therapy`, 38(1):9-16,1984.
  • E Smith R., Tran K., M Richards K., Luo R., `Dietary carbohydrates that modulate the immune system`, Clinical Immunology, Endocrine & Metabolic Drugs, 2(1):35-42, 2015.
  • Güven B., Kara Z., Onay Beşikçi A., `C vitamini, D vitamini, çinko: Covid-19 tedavisinde mikro besinlerden makro beklenti gerçekçi mi?`, Covid-19 Tedavi Uygulamaları;Kanıt Değerleri, 1. Baskı, Türkiye Klinikleri, 53-8, 2021, Ankara.
  • Hemila H., `Vitamin C and infections`, Nutrients, 9(4), 2017.
  • Margioris A.N., `Fatty acids and postprandial inflammation`, Current Opinion in Clinical Nutrition & Metabolic Care, 12(2):129-137,2009.
  • Nergiz Ünal R., `Diyet yağı ve yağ asitleriyle immün sistem etkileşimi`, Türkiye Klinikleri J Nutr Diet-Special Topics, 2(2):352-356, 2005.
  • Tuna F., Kyalar G., `Vitaminler, destek tedaviler ve Covid-19`, Covid-19 Pandemisi ve Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, 1. Baskı, Türkiye Klinikleri, 83-8,2020, Ankara.
  • Zhao B., Ling Y., Li J., Peng Y., Huang J., Wuang Y., et al., `Beneficial aspects of high dose intravenous vitamin C on patients with Covid-19 pneumonia in severe condition: a retrospective case series study`, Ann Palliat Med, apm-20-1387, 2020.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Search

+
Facebook
Instagram