blank

Dr. Burak DEMİR’e Tüm Katkıları İçin Teşekkür Ediyoruz.

Beylikdüzü ve Büyükçekmece Koç Diyaliz Merkezlerimizde Temmuz 2017 tarihinden bugüne kadar Sorumlu Hekimlik görevini icra eden çalışma arkadaşımız Sayın Dr. Burak DEMİR’e görevde bulunduğu dönem içerisinde göstermiş olduğu önemli katkılar, emek ve tüm çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz.

Dr. Burak DEMİR’in 15 yılı aşkın Hemodiyaliz tecrübesinden sonra mesleki kulvar değişikliği kararı nedeni ile aramızdan ayrılmış olmasının üzüntüsünü en içten duygularımız ile paylaşır iken yeni iş yaşamında çok başarılı olacağına olan inancımızla kendisine ve ailesine sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyoruz. Yolunuz açık ve aydınlık olsun.

İstanbul ve Bursa Koç Diyaliz Merkezleri                                

blank

Ramazan’da Gıda Güvenliği İçin Öneriler-3

Ramazan’da Gıda Güvenliği İçin Öneriler

  • Gıda güvenliğini sağlamak için temizlik, pişmiş besinlerle çiğ besinlerin ayrılması, uygun pişirme, besinlerin uygun sıcaklıklarda saklanması, güvenilir gıda ve su kullanılması ilkelerine uyun.
  • Satın alınma sırasında gıdaların etiketlerini okuyun. Son kullanma tarihini ve besin değerlerini kontrol edin.
  • Çabuk bozulabilen et, tavuk, balık gibi besinleri alışverişin sonunda alın. Bunların çiğ tüketilecek besinlerle temasını önleyin ve soğuk zincir bozulmadan en kısa süre içerisinde (en fazla iki saat, sıcak havalarda en fazla bir saat içinde) buzdolabına yerleştirin.
  • Besinlerin hazırlandığı, pişirildiği alanların ve bu süreçte kullanılan her türlü araç-gereçlerin temiz ve hijyenik olmasına dikkat edin.
  • Yiyecek-içecek hazırlarken; kişisel hijyene dikkat edin.
  • Ağız, burun ve saçınıza dokunmayın.
  • Öksürme ve hapşırma sırasında kağıt mendili veya kol içinizi kullanın.
  • Yemeklerin tat kontrollerini yemeğin karıştırıldığı kaşıkla değil, ayrı bir kaşık ile bir tabağa koyarak yapın.
  • Ellerinizi her işin başında, çiğ besinlere dokunduktan sonra, tuvaletten her çıkışta, yemekleri servis etmeden önce ve mendil kullandıktan, paraya dokunduktan, kirli araç-gereçlere dokunduktan, öksürüp-hapşırdıktan, çöplere dokunduktan sonra mutlaka hijyenik bir şekilde yıkayın.
  • Saçlarınızı yemeğe düşmesini engelleyecek şekilde toplayın.

Kaynakça: Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü

https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/haberler/ramazan-da-beslenme-onerileri.html

blank

Böbrek Hastalarının Oruç Tutarken Dikkat Etmesi Gerekenler !

Ramazan ayında böbrek hastaları oruç tutmak isteyebilir. Oruç esnasında uzun süren açlık ve susuzluk rahatsızlıklarınızı tetikleyebilir. Bu sebeple oruç tutmadan önce mutlaka hekiminize ve diyetisyeninize danışmalısınız.

Böbrek fonksiyonlarının bozulmaya başladığı ilk evrelerde oruç çok zararlı olmayabilir. İlaçlarınızı azaltmamak koşuluyla saatlerini iftar ve sahur saatlerine göre ayarlamalı ve tuzdan uzak durmalısınız. Oruç süresinin uzaması suya ihtiyacı arttırır. Sahur öğünü kahvaltı ağırlıklı bir öğün olmalıdır. Kavurmalar veya yağlı yemeklerden uzak durmalısınız. Yumurta, tuzsuz peynir, tuzsuz zeytin, tuzsuz ekmek ve mevsim sebzelerinin sahurunuzda yer almasını tavsiye ediyorum.

Böbrek hastalığı olan veya böbrek hastalığı yönünden riskli olan bireylerin bu önerileri dikkate alması gerekir:

  • Bütün yiyecekleri tuzsuz tüketin.
  • Kalsiyum içeren süt ve süt ürünlerini yüksek oranda tüketmeyin.
  • Çok fazla ve demli çay tüketmeyin.
  • Tuzlu kuruyemişlerden uzak durun.
  • Konserve ürünlerden uzak durun.
  • Düzenli yürüyüş yapın.
  • Gereksiz ilaç kullanımından kaçının.
  • Böbrek taşınız varsa kesinlikle vücudunuzu susuz bırakmayın.
  • İftar ve sahur arasında en az 2 litre su tüketin.

Böbrek fonksiyonlarının % 50’nin altına indiği üçüncü evre ve sonrası hastalarda, hastalık ilerledikçe oruç tutmaya bağlı sıkıntılar da artacaktır. Bu nedenle böbrek fonksiyonlarının % 30 ve daha üzerinde kayıp olan hastaların oruç tutmalarının riskli olduğu uzman hekimler tarafından bildirilmiştir.

Hemodiyalize giren hastaların oruç tutmaları önerilmemektedir. Çünkü hiç idrarları yoktur. Ayrıca fosfor ve potasyumu dengelemek için çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır ve belli oranda su içilmesi gerekir. Vücuttan atılamayan zararlı maddelerin oluşturduğu ağız kuruluğunu az da olsa su içmeden geçirmek mümkün değildir.

Uzman Diyetisyen Deniz Berksoy

Kaynakça:

https://www.davita.com/diet-nutrition/articles
https://www.kidney.org/atoz/content/dietary_hemodialysis
https://nkfs.org/treatment-options/eating-right-for-dialysis-patients/

blank

Ramazan’da Sağlıklı Bireylerde Beslenme Önerileri-2

  • Oruç tutarken de yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin.

  • Susama hissi duymasanız bile iftar ve sahur arasında sık sık su için, süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz.

  • Sahur öğününüzü atlamayın. İftar ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli gıdalar, tam tahıllı ürünler (tam tahıllı buğday ekmeği, çavdar veya kepek ekmeği), kuru baklagiller (kuru fasulye, mercimek, nohut), süt ürünleri (yoğurt, ayran, süt kefir, cacık vb.), yumurta, bal, taze sebze ve meyve/kuru meyveler, şekersiz hoşaf veya komposto, hurma, ceviz, kavrulmamış fındık veya badem tercih edin. Rafine ürünlerden, beyaz undan yapılmış kek, poğaça ve kurabiye gibi hamur işleri ve şekerli yiyeceklerden uzak durun.

  • İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayıp, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edebilirsiniz. Hem enerji veren hem de kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı, kızarmış patates gibi yiyecekleri tercih etmeyin. Bunların yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna vb. tercih edin.

  • Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklı ve her seferinde küçük porsiyonlar şeklinde beslenin.

  • Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçının. İyi pişmiş yiyecekleri tercih edin.

  • İftardan sonra sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve, hoşaf ve kompostolar tercih edin.

  • Oruç tutarken, bağışıklık sisteminizi güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tüketimi
    önemlidir.

  • E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırmaktadır. E vitaminin iyi kaynakları yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve fındık, ceviz gibi yağlı tohumlardır. Günlük olarak mevsimine uygun 3 porsiyon sebze, 15-20 adet fındık (30 gr) veya 5-6 adet ceviz (30gr) ve haftada 2-3 defa kurubaklagil (mercimek, kurufasulye, nohut) tüketilmelidir. Bağışıklık sisteminde D vitamini de önemli rol oynamaktadır. D vitamini güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek fazla bulunmaz. Özellikle kış mevsimde havanın güneşli olduğu zamanlarda mümkün olduğunca güneşten faydalanılmalıdır. Güneşten faydalanmasının mümkün olmadığı hallerde besin desteği olarak D vitamini alınabilir. Balık D vitamini, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (Omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum, iyot mineralleri ve E vitamini içerir. Bu nedenle kış aylarında haftada 2-3 kez balık tüketilmedir.

  • Prebiyotik besinler, sebzeler (pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz, soğan, sarımsak, kuşkonmaz ) kurubaklagiller (nohut, mercimek, fasulye), tam tahıllar (tam buğday, yulaf, arpa, kepekli pirinç), yağlı tohumlar (ceviz, badem, fındık), meyveler (zeytin, muz, çilek, elma)
    ve probiyotik ürünler kefir, yoğurt, ayran, boza, tarhana, şalgam suyu, turşular (şalgam suyu ve turşu gibi çok tuzlu gıda tüketiminde yüksek tansiyon hastaları dikkat etmelidirler) bağışıklık sistemini olumlu etkilerler.

  • Tütün ve tütün ürünleri kullanmayın.

  • İftardan sonra ve sahurda dişlerinizi fırçalamayı unutmayın.

Kaynakça: Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/haberler/ramazan-da-beslenme-onerileri.html

blank

Kronik Böbrek Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

30 Mar 2021 Genel

Kronik böbrek hastalığı sıklıkla sinsi seyreden bir hastalıktır. Hastaların çoğunda ileri evrelere kadar şiddetli belirtiler görülmeyebilir. Böbreklerin vücuttaki tüm doku ve organların çalışmasını etkileyen önemli işlevleri dikkate alındığında, kronik böbrek hastalığının ilerlemesi sürecinde hastaların adeta saçının telinden tırnağının ucuna kadar tüm sistemlerine ait önemli belirtiler ortaya çıkar.

  • Geceleri sık idrara çıkma
  • İdrar yapmada güçlük veya yanma
  • Kanlı idrara çıkma, köpürme
  • Susama hissinde artış
  • Bacaklarda ve göz çevresinde şişlik
  • Tansiyon yüksekliği
  • Baş ağrısı ve baş dönmesi
  • Halsizlik, güçsüzlük, çabuk yorulma
  • İştah azalması
  • Bulantı ve kusma
  • Ağızda kötü koku ve tat bozukluğu
  • Kilo kaybı
  • Solukluk
  • Deride kuruma ve kaşıntı
  • Kemik ağrısı
  • Hıçkırık
  • Uyku güçlüğü

Kaynakça: Türk Nefroloji Derneği

blank

Kronik Böbrek Hastalığı Nedir?

Kronik böbrek hastalığı, böbreklerin işlevlerini yerine getirme ve vücut sağlığını koruma yeteneğinin azalmasıdır. Altta yatan neden ne olursa olsun, en az 3 aydır devam eden böbrek işlevinde azalma ve/veya böbrekte hasar varlığı “kronik böbrek hastalığı” olarak tanımlanır. Kronik böbrek hastalığı ilerledikçe, böbrek işlevlerinin giderek bozulması sonucu hastalarda birçok önemli sorun ortaya çıkar.

  • Vücuda zararlı olan üre ve kreatinin gibi toksik maddeler birikir.
  • Su ve tuz vücutta birikir. Bunun sonucunda kan basıncı yükselir ve vücutta şişlikler ortaya çıkabilir.
  • Kansızlık gelişir.
  • Kemikler zayıflar.
  • Beslenme durumu bozulur.
  • Sinirlerde hasar ortaya çıkar.
  • Kanda potasyum düzeyi yükselir ve buna bağlı olarak kalp ritminde bozukluklar ortaya çıkabilir.
  • Kalp ve damar hastalıkları gelişir.
  • Başlıca kalp-damar hastalıkları nedeniyle erken ölüm riski artar.
  • Böbrek işlevinin % 85-90’ından fazlasının yitirildiği son evrede yaşamı tehdit eden ciddi sorunlar gelişir ve hastaların yaşamlarını sürdürebilmeleri için diyaliz veya böbrek nakli gibi böbrek yerine koyma tedavilerinin uygulanması gerekir.

Kaynakça: Türk Nefroloji Derneği

blank

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

  • Dünya genelinde her 10 erişkinden birinde, ülkemizde ise her 6-7 erişkinden birinde böbrek hastalığı mevcuttur.
  • Tüm dünyada yaklaşık 850 milyon, ülkemizde 9 milyon böbrek hastası bulunmaktadır.
  • Hastaların % 90’ı hastalıklarının farkında değildir.
  • Kronik böbrek hastalığının en sık iki nedeni şeker hastalığı ve tansiyon yüksekliğidir.
  • Böbrek işlevinin % 85-90’ından fazlasının kaybedildiği son dönem böbrek hastalarına diyaliz ve böbrek nakli tedavilerinin uygulanması gerekir.
  • Tüm dünyada yaklaşık 3 milyon, ülkemizde ise yaklaşık 80 bin hasta diyaliz ve böbrek nakli tedavileri altında yaşamını sürdürmektedir.
  • Kronik böbrek hastalarında ölüm riski sağlıklı kişilere göre 10-20 kat daha fazladır. Her yıl yaklaşık 2.5 milyon kişi böbrek hastalığı nedeniyle hayatını kaybetmektedir.
  • Kronik böbrek hastalığı, özellikle erken evrelerde saptandığında önlenebilir veya ileri evrelere gidişi yavaşlatılabilir.

Kaynakça: Türk Nefroloji Derneği , Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü

blank

COVID-19 Damlacık Yoluyla Bulaşıyor!

3 Şub 2021 Genel , ,

Covid-19 pandemisinin üzerinden 1 yıl geçti. Salgın, kış döneminin etkisiyle insan sağlığını hala tehdit etmektedir. Covid-19; maske, mesafe ve hijyen kavramlarını günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline getirdi. Ülkemize aşı geldi, ancak aşı olduktan sonra da maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymaya devam etmemiz gerektiğini unutmayalım..

MASKE BİZİ KORUYOR!

blank

COVID-19 Aşısı Olmak İstiyorum, Ne Yapmalıyım?

e-Nabız uygulamasına girerek COVID-19 aşısı yapılacak grupta olup olmadığınızı kontrol ediniz.

Aşı yapılacak grupta olup olmadığınızı kısa mesaj (SMS) ile öğrenmek için:

AŞI yazıp aralarında boşluk bırakarak sırasıyla T.C. Kimlik Numarası ve T.C. Kimlik Seri Numarasının son 4 hanesini yazıp 2023’e kısa mesaj (SMS) gönderebilirsiniz. (Örnek: AŞI 12345678910 1234)

Aşı yapılacak grupta iseniz Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS web, MHRS mobil, Alo 182) veya e-Nabız üzerinden aşı için randevu alınız. Temas riskini en aza indirmek için lütfen, randevu almadan sağlık kuruluşuna başvurmayınız.

COVID-19 Aşısı Yaptırmak İçin Sağlık Kuruluşuna Gitmek Güvenli Midir?

Aşılama hizmeti, sağlık kuruluşlarında COVID-19 pandemisi sağlık önlemlerine uygun şekilde sürdürülmektedir. Aşılama hizmetlerinden yararlanacak kişi hem kendi güvenliği hem de toplum sağlığı için sağlık kuruluşuna gitmeden önce randevu almalıdır. Böylece kalabalık oluşumu önlenir ve temas riski azalır. Ayrıca sağlık kuruluşlarına giderken ve orada bulunulan süre içerisinde maske, mesafe ve temizlik kurallarına uyulmalıdır.

İnaktif COVID-19 Aşılarının Yan Etkileri Var Mıdır?

Bugüne kadar COVID-19 aşılarına yönelik gerek yürütülen klinik çalışmalarda gerekse mevcut aşı uygulamalarında ciddi yan etkilere rastlanmamıştır. Aşılama sonrasında görülen yan etkiler sıklıkla hafiftir.

Bunlar;

  • yorgunluk
  • Baş ağrısı
  • Ateş
  • Titreme
  • Kas/eklem ağrısı
  • Kusma
  • İshal
  • Aşı uygulanan bölgede ağrı
  • Kızarıklık
  • Şişlik gibi hafif yan etkilerdir. 

Ancak nadir de olsa alerjik reaksiyonların olabileceği göz ardı edilmeden aşı uygulamasından sonra bir rahatsızlık hissedilmesi durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması ve hekime yakın zamanda aşı olunduğu bilgisinin iletilmesi unutulmamalıdır.

Aşı Sonrası Sık Rastlanan Yan Etkilerle Karşılaştığımda Ne Yapmalıyım?

Aşı sonrasında sık olarak karşılaşılabilecek durumlar ve bu hafif durumlara yönelik destekleyici yaklaşımlar şunlardır:

  • Aşı uygulanan bölgede ağrı, şişlik, kızarıklık olduğunda enjeksiyonun yapıldığı kola yüksekte olacak şekilde pozisyon verilmelidir. Soğuk uygulama yapılmalıdır. Parasetamol içeren ağrı kesiciler kullanılabilir.
  • Yorgunluk hissediliyorsa istirahat edilmeli, yeterli sıvı alınmalıdır.
  • Hafif ateş ve titreme ve/veya kas ve eklem ağrısı varsa istirahat edilmeli, yeterli sıvı alınmalıdır. Parasetamol içeren ağrı kesiciler kullanılabilir.
  • Baş ağrısı varsa parasetamol içeren ağrı kesiciler kullanılabilir.
  • Kusma, ishal varsa bol sıvı alınmalıdır. Beslenme şekli ishal diyetine uygun olarak düzenlenebilir. Sıvı ve gıda alınamayacak kadar kusma görülüyorsa hekime başvurulmalıdır.

COVID-19 aşısı uygulamasından sonra aşıyla ilişkili olabileceği düşünülen bir rahatsızlık hissedilmesi durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

1 2 3 4

Search

+
Facebook
Instagram